47,5513$% 0.03
54,8322€% 0.15
63,9831£% 0.15
6.233,03%0,58
4.084,34%0,73
13.656,30%1,83
20:25
04 Ağustos 2026 Salı
Şile Belediye Başkan Vekili Sacit Terzi‘ne duyulan güvenin ilçede güçlü şekilde devam ettiği ifade ediliyor. Uzun yıllardır Şile’de yaşayan, doğup büyüdüğü ilçeyle bağını hiçbir zaman koparmayan Terzi’nin, halkla kurduğu samimi ilişki ve mütevazı kişiliği takdir topluyor.
Çevresi tarafından dürüstlüğü, aile yaşantısı ve toplumla iç içe olmasıyla tanınan Sacit Terzi’nin, kamuoyunda zaman zaman ortaya atılan asılsız iddia ve dedikodulara kulak asmadan çalışmalarını sürdürdüğü belirtiliyor.
Yakın çevresinin ifadelerine göre Terzi, cenazede vatandaşının acısını paylaşan, düğünde sevincine ortak olan ve her fırsatta komşularıyla bir araya gelen bir isim olarak öne çıkıyor. Başkan Vekili’nin en büyük hedefinin ise Şile’ye kalıcı eserler kazandırmak, ilçenin ihtiyaçlarına çözüm üretmek ve vatandaşlara en iyi hizmeti sunmak olduğu vurgulanıyor.
Görev sürecinde birlik ve beraberlik mesajları veren Sacit Terzi’nin, “Bizim önceliğimiz her zaman Şile ve Şileli komşularımızdır. Hizmet üretmeye, ilçemize değer katmaya devam edeceğiz. Tüm sürprizlere hazırlıklı olsun komşularım.” sözleriyle çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceği ifade ediliyor.
Şile’de hizmet odaklı belediyecilik anlayışının devam edeceğini belirten Terzi’nin, önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek yeni projelerle ilçeye kalıcı değerler kazandırmayı hedeflediği kaydediliyor.
Türkiye’nin en yüksek orman yangını riski taşıyan kentlerinden Antalya’da ormana girişin ve orman çevresinde ateş yakmanın yasak olmasına rağmen bazı kişilerin ağaçların altında mangal yaptığı, yaktıkları ateşin közlerini söndürmeden bırakıp çöplerini çevreye attığı görüldü.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Türkiye’nin 1 milyon 177 bin 241 hektar ile en fazla ormanına sahip kenti Antalya’da, havanın ısınmasıyla yangınların önlenmesine yönelik tedbirler artırıldı. Yüzölçümünün yüzde 53’ü ormanlardan oluşan Antalya’da, yüzde 95’i ihmal ve dikkatsizlik nedeniyle yaşanan yangınların önlenmesi amacıyla valilik tarafından yayımlanan ‘Orman Yangınlarının Önlenmesi’ konulu genelgeyle 1 Mayıs itibarıyla ormana girişler yasaklandı.TAŞLARLA MANGAL ALANITürkiye’deki ormanların yaklaşık yüzde 5’ine sahip Antalya’da, orman ve 4 kilometre civarında yer alan ve yakınlığı nedeniyle yangınlara neden olabilecek yerlerde, yanıcı madde kullanımının yasak olduğu genelgede vurgulandı. Yasağa rağmen Antalya’da ormanlar ve yakınındaki bölgelerde piknik yapıp mangal ateşi yakanların bıraktığı atıklar, yangın tehdidi oluşturuyor.UYARI TABELASINA RAĞMEN YASAK GÖZARDI EDİLDİKonyaaltı ilçesindeki bazı alanlarda orman işletme müdürlüğünce yerleştirilen uyarı tabelasına rağmen ateş yakıldığı gözlendi. ‘Dikkat orman yangınları için tehlikeli alan’ uyarısı büyük harflerle yazılan tabelada görsellerle de ateş yakmanın, piknik yapmanın tehlikeli ve yasak olduğu vurgulandı. Tabela çevresindeki ağaçların arasında mangal için oluşturulan çok sayıda alan ve atıklar dikkati çekti. Piknik yapanların yaktıkları ateşin közleri ile çevreye attıkları cam-plastik şişeler ve kömür torbaları yangına davetiye çıkarırken, çevre kirliliği de oluşturdu. Konyaaltı ilçesi Gökdere Mahallesi civarındaki ağaçlık alanda onlarca mangal atığı dikkati çekti.CAM KIRIKLARI, PLASTİK ATIKYasak olmasına rağmen ağaçların yakınında taşlarla mangal alanı oluşturup ateş yakanların, piknik bittikten sonra atıklarını bıraktığı görüldü. Ağaç diplerinin ateş alanı olarak kullanıldığı bölgede, duyarsız kişilerin plastik atık, cam şişe, poşet gibi çöpleri çevreye bırakması göze çarptı. Yaz aylarında güneş ışınlarını mercek gibi yansıtıp yangına sebebiyet verebilen cam şişe ve kırıklarının, bölgedeki çam pürü üzerine yayıldığı gözlendi.YANGINA KARŞI TEDBİRLERYaz aylarında havaların aşırı ısınması göz önünde bulundurularak ormanlık bölgeler ile tarım arazilerinde, insan ve araç yoğunluğunun artması ile yangınların meydana gelebileceği değerlendirilerek yayımlanan genelgede, şu tedbirler yer aldı: “Ormanlarda izin verilen ve ocak yeri olarak belirlenen yerler dışında ateş yakmak veya izin verilen yerlerde yakılan ateşi söndürmeden mahalli terk etmek, ormanlara sönmemiş sigara veya yangına dolaylı olarak yol açabilecek madde atmak, ormanlara yakın mesafede anız veya benzeri bitki örtüsü yakmak yasaktır. Ormanlık alanların 4 kilometre civarındaki yerlerde havai fişek, dilek balonu gibi yanıcı madde kullanılmayacaktır. Belirlenen piknik ve mesire alanları dışındaki ormanlara girişler 1 Mayıs -31 Ekim tarihleri arasında yasaktır. Piknik ve mesire yerlerinde de 31 Ekim tarihine kadar 21.00 ve 08.30 saatleri arasında mangal, semaver ve ateş yakılmayacaktır.”İZİN VERİLMEYEN YERDE PİKNİK CEZASIAntalya Orman Bölge Müdürlüğü sınırları içerisinde, son yıllarda meydana gelen orman yangınlarının yüzde 41,79’u geleneksel ateş yakımı, alkol kullanımı ve ateşli piknik nedeniyle yaşandı. Orman yangınlarını önleme amacıyla uygulanan yasaklar kapsamında ormana giriş, izin verilmeyen yerde ateş yakmanın cezası 3 bin 782 lira, çöp atmanın ise 8 bin 700 lira.
Ankara’dan Giresun’a yaklaşık 700 kilometrelik yolu taksiyle giderek herkesin dikkatini çeken kişi konuştu. İş insanı, 28 bin 500 liralık yolculuğun nedenini açıkladı.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyinGiresun’da mobilya sektöründe faaliyet gösteren iş insanı Zafer Günaydın, Ankara’da bulunduğu sırada bir yakınının sağlık sorunları nedeniyle planlarını ertelemek zorunda kaldığını, ancak hastanedeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından aylar öncesinden planladığı jumping organizasyonunu kaçırmamak için zamanla yarıştığını söyledi.ANKARA’DAN GİRESUN’A 28 BİN 500 LİRALIK TAKSİ YOLCULUĞU Direkt uçak seferi bulamadıklarını, aktarmalı uçuşların ve otobüs yolculuğunun organizasyona yetişmeye imkan vermediğini belirten Günaydın, bu nedenle taksiyle yola çıkma kararı aldıklarını ifade etti.Gece saatlerinde Giresun’a ulaştıklarını anlatan Günaydın, “Ankara’da hastanedeki işlerimizi bitirdikten sonra acilen Giresun’a gelmemiz gerekiyordu. Direkt uçak yoktu, otobüsle gelsek yetişemeyecektik. Taksici arkadaşımız Adem’e durumu anlattık. O da hiç tereddüt etmeden bizi Giresun’a getirdi. Yol boyunca sohbet ederek geldik ve gece 01.00 sıralarında Giresun’daydık. Taksi ücretini de 28 bin 500 lira olarak ödedim” dedi.”ASIL HEDEFİMİZ JUMPİNG ORGANİZASYONUYDU” Günaydın, kamuoyunda otobüs ve uçak yerine niye taksi tuttuğu yönünde oluşan merakın ardından gerçeği anlatarak, “Aslında 2-3 ay öncesinden arkadaşlarımızla Artvin’deki Deriner Barajı’nda düzenlenen jumping organizasyonu için hazırlık yapmıştık. Bu etkinlik yılda bir kez düzenleniyor. Bir yakınımın sağlık problemi nedeniyle iptal etmek zorunda kalmıştım. Hastanedeki işimiz tamamlanınca organizasyona yetişebilmek için başka çaremiz kalmadı. Ne uçak ne de otobüs uygundu. Bu yüzden taksiyle geldik” diye konuştu.Taksi şoförü Adem’in yolculuk sırasında zaman zaman endişelendiğini hissettiğini belirten Günaydın, “Yolda arkadaşlarım sürekli ‘Neredesin, ne zaman geleceksin?’ diye arıyordu. Ben de ‘Bekleyin, geliyorum’ diyordum. O sırada taksici arkadaşın sessizleştiğini fark ettim.Ancak Giresun’a ulaştıktan sonra misafirperverliğimizi görünce ve ücretini eksiksiz ödedikten sonra, “Abi isterseniz sizi Artvin’e kadar da götürürüm, benim için sorun değil’ dedi. Yol boyunca birlikte yemek yedik, sohbet ettik. Güzel bir dostluk kurduk” dedi.Taksi yolculuğunun haber olmasının kendisini de şaşırttığını ifade eden Günaydın, “Yaklaşık 28 bin 500 liraya mal olan bu yolculuğun ardından medyada taksici arkadaşın haberlerini görünce ben de şaşırdım. Gittiğim birçok yerde bu konu konuşuluyordu. ‘Taksiyle Giresun’a gelen kişi benim’ dediğimde inanmayanlar oldu. Hatta yanımda, benim olduğumu bilmeden konuyla ilgili espriler yapanlara bile rastladım. Ama taksici arkadaşın Giresun hakkında söylediği güzel sözler her şeye değdi” ifadelerini kullandı.Yaklaşık 28 bin 500 liralık taksi yolculuğunun ardından Artvin’de düzenlenen organizasyona katılan Günaydın, yalnızca 8 saniye süren jumping atlayışı ile aylar öncesinden planladığı adrenalin heyecanını yaşadığını söyledi.
İstanbul Kağıthane’de bir binanın duvarı, yan tarafta bulunan otomobil bayiine ait araçların bulunduğu açık otoparka doğru çöktü. Olayda otoparkta bulunan 12 sıfır kilometre araçta hasar meydana geldi. Olayın ardından emniyete giden bayi müdürü Hüseyin Ü. (46), zararın yaklaşık 30 milyon lira olduğunu belirterek şikayetçi oldu.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyinOlay, 30 Temmuz Perşembe günü öğle saatlerinde Sultan Selim Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otomobil bayiinin stoktaki sıfır kilometre araçlarının bulunduğu açık otoparkın yanındaki binanın duvarı henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü. Duvarın parçaları otoparkta bulunan araçların üzerine düştü.12 SIFIR ARAÇTA HASAR OLUŞTUÇökme sonucu otoparkta bulunan 12 sıfır kilometre araçta hasar meydana geldi. Otomobil bayiinin müdürü Hüseyin Ü., olayın ardından Çeliktepe Şehit Bestami Şeker Polis Merkezi Amirliği’ne giderek şikayette bulundu. Hüseyin Ü., şikayetinde araçlarda oluşan toplam zararın yaklaşık 30 milyon lira olduğunu belirtti. Şikayet üzerine polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlatırken, duvarın çökme nedeninin yapılacak incelemelerin ardından ortaya çıkması bekleniyor.
Kadın dizisinin çocuk oyuncusu Kübra Süzgün’ün yönelttiği ağır suçlamaların ardından Özge Özpirinçci harekete geçti. ‘Sessiz kalmayı bir çocuğu korumak için seçtim’ diyen ünlü oyuncu, hakkındaki iddiaların gerçekle ilgisi olmadığını belirterek suç duyurusunda bulundu. Artan gerilimde gözler hukuki sürece çevrildi. İşte açıklamalar ve detaylar…Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Oyuncu Özge Özpirinçci, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla son dönemde hakkında ortaya atılan iddialara cevap verdi. Uzun süredir sessiz kalmayı tercih ettiğini belirten Özpirinçci, bu kararının temel nedeninin küçük bir kız çocuğunu korumak olduğunu ifade etti. Açıklamasının sonunda hukuki sürecin devam ettiğini vurgulayan oyuncu, bu aşamadan sonra konuyla ilgili başka bir açıklama yapmayacağını belirtti.Bir döneme damga vuran Kadın dizisinin çocuk oyuncusu Kübra Süzgün’ün iddiaları gündem olmuştu.Yayınlanan videoda oldukça üzgün olduğu ve gözyaşlarına hakim olamadığı görülen Süzgün, Özpirinçci’yi kendisini ve ailesini tehlikeye atmakla suçladı. Gözyaşları içinde yaptığı açıklamayla Özpirinçci’yi hedef alan Süzgün’ün, “7 yıl önce beni ve ailemi çetelere yem ettiler” iddiasının ardından Özpirinçci sessizliğini bozdu.İlginizi Çekebilir‘Özge’yi mutfağa sokmam’Özge Özpirinçci'den eşi Burak Yamantürk’e aşk dolu sözler: Her zaman büyüleniyorumRotayı Çeşme’ye çevirdi”MAGAZİN KONUSU YAPILABİLECEK BİR KONU DEĞİL”Pirinçci resmi Instagram hesabından yaptığı açıklamada; “Uzun zamandır, hiçbir ilgim ya da dahlim bulunmamasına rağmen akıl dışı bir şekilde içine çekildiğim; ancak küçük bir kız çocuğunu korumak ve daha fazla zarar görmesini engellemek amacıyla sessiz kalmayı tercih ettiğim bu süreçle ilgili yeniden açıklama yapma gereği doğmuştur.Hiçbir aşamasını kamuoyuna yansıtmadığım bu sürecin ne kadar hassas olduğunun her zaman farkındaydım. Küçük bir kız çocuğunun ruhsal gelişiminin ve mahremiyetinin zarar görmesi, gerçeklikle bağdaşmayan bir anlatının içinde büyütülmesi; magazin konusu yapılabilecek bir mesele değildir.Bu nedenle yaşananları öfkeyle ya da karşılıklı suçlamalarla değil; sakinliğimi, sağduyumu ve vicdani sorumluluğumu koruyarak yürütmeye özen gösterdim. Ancak sessizliğimin, hakkımdaki gerçek dışı iddiaları kabul ettiğim ya da bunlara verecek bir cevabım olmadığı şeklinde değerlendirilmesini de kabul etmiyorum.Şahsıma yöneltilen iddiaların hiçbiri gerçeği yansıtmamaktadır. Hukuki haklarımın korunması amacıyla gerekli başvuruları yapmış ve ilgili süreçleri başlatmış bulunmaktayım. Bundan sonraki aşamada konuya ilişkin başka bir açıklama yapmayacağım. Devam eden hukuki sürecin ve en önemlisi söz konusu çocuğun üstün yararının gözetileceğine, sizlerin de bu hassasiyetle hareket edeceğinize inanıyorum. Saygılarımla.” ifadelerini kullandı.KÜBRA SÜZGÜN OLAYININ GEÇMİŞİOlayın merkezinde, Kübra Süzgün’ün çocukluk dönemine ait bazı fotoğrafların 2015 yılında bir beyaz eşya firması tarafından izinsiz kullanıldığı iddiası yer alıyor. Baba Serkan Süzgün, bu süreçte kızının haklarının üçüncü kişiler tarafından usulsüz şekilde devredildiğini ve yürütülen dava sürecinde mağdur edildiklerini öne sürüyor.Yıllar sonra kamuoyuna taşınan iddialar, dava dosyaları, tehdit iddiaları ve tarafların karşılıklı açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.