DOLAR

49,2081$%0,03

EURO

55,3094€%0,36

STERLİN

65,2542£%0,34

GRAM ALTIN

6.527,47%0,38

ONS

4.128,56%0,43

BİST100

%

Sabah Vakti a 05:36
İstanbul PARÇALI AZ BULUTLU 18°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Şile Son Dakika
  • Gündem
  • Sanal işgal Türkiye’yi zehirliyor! Algoritmalara kim dur diyecek? Uzmanlardan kritik uyarılar

Sanal işgal Türkiye’yi zehirliyor! Algoritmalara kim dur diyecek? Uzmanlardan kritik uyarılar

Çocukların sanal dünyada karşılaştığı şiddet içerikli oyunlar ve kontrolsüz platformlar öfke ve şiddeti besliyor. Uzmanlara göre dijital oyunlar çocuklardaki gerçeklik algısını bozuyor ve suç sanal medyada güzelleştiriliyor. Peki, çocukları şiddete ne yönlendiriyor? Nasıl bir önlem alınabilir? İşte detaylar…

ad826x90
ad826x90
ad826x90

Çocukların sanal dünyada karşılaştığı şiddet içerikli oyunlar ve kontrolsüz platformlar öfke ve şiddeti besliyor. Uzmanlara göre dijital oyunlar çocuklardaki gerçeklik algısını bozuyor ve suç sanal medyada güzelleştiriliyor. Peki, çocukları şiddete ne yönlendiriyor? Nasıl bir önlem alınabilir? İşte detaylar…Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Dört duvar arasında bir ekranın ışığına hapsolmuş bir kuşak. Sessiz odalarda klavye ve bildirim seslerinin ardında büyüyen görünmez bir tehlike. Peki bugün çocukları şiddete ne yönlendiriyor? Yalnızlık mı, reddedilmişlik hissi mi? Yoksa bu hislerin ardında o çocuğun sığındığı sanal evrenin içindeki kontrolsüzlük mü? CNN Türk muhabiri İlayda Karaca uzmanlara sordu.”HAYATIN PARÇASI DEĞİL DOĞRUDAN İÇİNDE”Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, “Çocuklar için dijital dünya artık hayatın bir parçası değil. Hayatın doğrudan içinde. Oyun oynuyor, arkadaşlarıyla konuşuyor, video izliyor ve kendisini bu ortamda ifade ediyor. Dolayısıyla burada ortaya çıkan riskleri sadece ekran süresi üzerinden değerlendirmek yeterince doğru ve yerinde olmayacak. Çünkü bazen çocuğun ekran karşısında geçirdiği süreden ziyade o süre içinde ne ile karşılaştığı önem kazanıyor.” ifadelerini kullandı. SANAL AĞLAR ÇOCUKLARI NASIL ZEHİRLİYOR?Klinik Psikolog Hülya Özge Şahin ise “Çocuklar aslında doğuştan bir şiddet eylemiyle dünyaya gelmiyorlar. Tabii ki de mizaç ve belli karakteristik özellikleri oluyor. Fakat bunun yanında aile, ekran çevresi, bulunduğu ortam ve aslında son süreçte özellikle hayatımıza giren bu dijital dünya ile birlikte çocukların biraz saldırganca davranışları gözlemlenebiliyor. İlk olarak çocuğun aslında temel ihtiyacı görülme ve anlaşılma ihtiyacıdır. Bunu hissetmeyen çocuk aslında özellikle şöyle düşünelim, çocuk çok uyumlu ve sakin olduğunda ekranları ve özellikle ailesi tarafından görülmüyor. Fakat saldırganca davranışlar gösterdiğinde kötü bir tepki de olsa en azından bir tepki aldım diyerek çocuk görüldüğünü hissediyor ve maalesef saldırganca davranışları pekişmiş oluyor.” şeklinde konuştu.Şiddet içerikli dijital oyunlar çocuğun şiddete karşı duyarsızlaşmasında, zihindeki empati reflekslerinin aşınmasında bir etken mi?Şahin, “Bahsettiğimiz dijital ortam yani oyunlar çocuklarda şunu tetikliyor, orada bir karakter oluşturuyor çocuk ve bu karakter üzerinde aslında gerçek hayatında sağlayamadığı kontrolü karakter üzerinde sağlayabiliyor. Bu karakter bazen hatta bazı oyunlarda eğlenceli bir şekilde şiddet eğilimleri gösterebiliyor. Bu eğlenceli şiddetler sonucunda karakter yok olduğunda oyun bittiğinde tekrardan başlatabiliyor. Çocuk burada gerçek hayatla dijital hayatın arasındaki ayrımı yapabilmesi gerekiyor.” dedi.DİJİTAL PLATFORMLARIN KARANLIK YÜZÜÇözüm bulunmadıkça bir kar topunun zamanla çığa dönüşmesi gibi bu sorunun da büyümesi kaçınılmaz. Bugün karşımızda çok daha karmaşık, çok daha tehlikeli ve çok daha erişilebilir bir tehdit var. Artık o tehdit sadece bir oyun ekranıyla sınırlı değil. Asıl tehlike çocukları adım adım ağına çöken dijital platformların karanlık yüzünde.”EKRANIN İÇİNDE KORUNMASI”Ailelere kritik uyarılarda bulunan Kırık, “Şiddet, nefret söylemi, dezenformasyon, manipülasyon veya tehlikeli kişilerle suç unsurlarıyla kurulan iletişim çocuğun farkında olmadan hayatına girebiliyor. Bu nedenle dijital güvenliği çocuğun ekrandan uzaklaştırılması olarak görmemek gerek. Ekranın içinde korunması olarak ele alınması gereken bir husus olarak görmek gerekiyor.” açıklamasında bulundu.”ÇOCUKLAR SUÇ ODALARININ İÇİNE ÇEKİLİYOR”Kapalı gruplar, denetimsiz forumlar, şifreli sohbet odaları ve anonim kimliklerin arkasına saklanan sanal şebekeler…Kırık, “İşte risk de tam da bu noktada başlıyor. Çünkü oyunla başlayan bu süreç daha sonraki süreçte tehlikeli sanal mecralara sürüklenme tehdidiyle onu karşı karşıya bırakıyor. İlk bakışta oyunla sınırlı gibi görünen bir iletişim zamanla çocuğun düşüncelerini ve davranışlarını etkileyen bir çevreye dönüşebiliyor. Bu nedenle sadece uygulamayı değil uygulamalar arasındaki geçişi de dikkatle ele almak, incelemek gerekiyor. Çünkü masum görünen bir oyun üzerinden üzülerek söylemek gerekir ki çocuklar suç odalarının içerisine çekiliyor.” ifadelerini kullandı.Dış dünyada kendini değersiz, yetersiz ve dışlanmış hisseden çocuklar bu dijital yankı odalarında kendilerine yeni ve yıkıcı bir kimlik inşa ediyor. Algoritmalar öfkeyi ve şiddet merakını besleyen içerikleri çocukların önüne yığıyor. Çocuklar şiddetin bir güç gösterisi, bir intikam aracı ve hatta sanal bir kahramanlık gibi yüceltildiği bu platformlarda gün geçtikçe gerçeklikten kopuyor.Sanal dijital platformlar şiddeti sadece görünür kılmakla kalmıyor. Onu dijital bir meydan okumaya dönüştürüyor. Birbirini hiç tanımayan çocuklar kilometrelerce uzaktan aynı nefret söylemini kullanıyor.Duyarsızlık yerini öfkeye öfke ise şiddete bırakıyor. Gerçek hayatta sessiz içe kapanık ve kendi halinde görünen bir çocuk dijitalin karanlık dünyasında şiddeti hayatına alan birine dönüşebiliyor. Çünkü dijital platformların sunduğu o sahte aidiyet dışlanmışlık duygusuyla birleştiğinde şiddet kaçınılmaz bir patlama noktası haline geliyor.PEKİ NE YAPILMALI?Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık bu sözlerle anlattı; Kapalı gruplar ve şifreli sohbetlerin en önemli risklerinden biri çocuğun kendisini orada özel ve güvende hissetmesi oluyor. Özellikle yalnızlık dışlanmışlık yaşayan çocuk için kendisini kabul eden bir grup güçlü bir çekim merkezi halini almış oluyor. Biz sana bakarız biz sana yeteriz sen bizim için önemlisin diyerek çocukları suça ve karanlık odalara devşirmiş oluyorlar. Yani suçlunun ve suçun övüldüğü bir ortamda suç giderek normalleştiriliyor.Ailelerin dijital farkındalığının arttırılması, okullarda dijital okuryazarlık eğitiminin mutlak surette güçlendirilmesi ve platformların çocukları koruyan denetim mekanizmalarını geliştirmesi gerekiyor. Bununla birlikte yasal yaptırımlar yetersiz. Hala Türkiye’de sanal medya mecralarının ofis açmadığını, açanların da temsilci bulundurmadığını ve üzülerek söylemek gerekir ki suç işlendiği takdirde bu verilerin paylaşılmadığını görüyoruz. İşte sorun burada başlıyor. Sanal medya yönelik daha sert yaptırımların atılması son derece önemli. Yerli medyanın korunması bu noktada önem arz eder.Klinik Psikolog Hülya Özge Şahin; Sanal platformlar erişimi aslında ebeveynler tamamen kısıtlamalı diye bir şey söylememiz çok gerçekçi olmayacak. Maalesef çocuğun elinden artık alamıyoruz çünkü ebeveynin kısıtladığı noktada kısıtlayamadığı bir nokta oluşuyor ve orada çocuk illa ki buna ulaşabiliyor. Yapılması gereken en önemli nokta şu ki, çocuk sanal medyayla gerçek hayatı ayırt etmesi gerekiyor. Ebeveynin üstüne düşen en önemli görev şu, oradaki gerçek değil, sana sunulan bir manipülasyon, artık yapılan bu teknikleri çocuğa güzelce anlatması, aktarması gerekiyor.

ad826x90

ad826x90

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile görüştü

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.