49,1398$%0,12
55,4586€%0,24
65,1354£%0,42
6.595,56%0,04
4.158,10%-0,46
%
18:53
Eski ulaştırma bakanlarından Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, doktoru Nurettin Demirkol hakkında, “yalan tanıklık” suçundan 4 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da Beykoz’daki çiftliğinde ölü bulunduğu belirtilerek, bu kapsamda “kasten öldürme” suçundan soruşturma yürütüldüğü aktarıldı. İddianamede, soruşturma kapsamında, bir hastanede dahiliye uzmanı olarak çalışan ve olay tarihinde maktulün özel doktoru olup yanında bulunan şüpheli Nurettin Demirkol’un, 26 Ağustos’ta savcılık tarafından “tanık” sıfatıyla ifadesinin alındığı belirtildi.DENİZOLGUN’UN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN SORUŞTURMADA DOKTORU HAKKINDA DAVA Buna göre Demirkol ifadesinde, maktulün özel doktoru olmadığını, çiftliğe gittiğinde Murat Bayrak ve yabancı uyruklu bir kişinin olduğunu belirterek, yüzünde ve vücudunda kan görmediği maktulün ölümünü şüpheli olarak değerlendirmediğini kaydetti.Polisleri kimin aradığını bilmediğini, kendisi gittikten bir saat sonra polis ekiplerinin geldiğini ifade eden Demirkol, olay yerine Alihan Kuriş, Ahmet Yum ve Ahmet Gökçen’in gelip gelmediğini hatırlamadığını anlattı. Demirkol, olay günü Kısıklı’daki ikametinde olduğunu, Adli Tıp Kurumu’na kendisinin gittiğini ancak kimlerin geldiğini hatırlamadığını dile getirdi.İddianamede, şüphelinin “tanık” sıfatıyla beyanının alınmasının akabinde HTS ve acil çağrı merkezi kayıtlarının dosyaya gönderildiği, olay gününe ilişkin başka kişilerin de tanık olarak dinlenildiği kaydedildi.ŞÜPHELİ, POLİSLERE İHBARDA BULUNDU İddianamede, Riva Polis Merkezi Amirliğinin 31 Ağustos tarihli cevap yazısının ekindeki 155 acil çağrı ihbarı çözüm tutanağına göre, şüphelinin polisleri aradığı, kendisini ailenin hekimi olarak tanıttığı ve şüpheli ölüm olduğunu söylediği vurgulandı. İddianamede, diğer tanıkların beyanları da yer aldı.Buna göre, Riva Polis Merkezi Amirliğinde görevli olan ve olay yerine ilk intikal eden polis memuru Z.G. “tanık” olarak verdiği beyanında, kendilerini maktulün özel doktoru olarak arayan kişinin ölümü şüpheli olarak değerlendirdiğini söylediğini, kendisinin adres vermesi üzerine olay yerine intikal ettiklerini ve kendilerini doktor olan kişinin karşıladığını ifade etti.Olay yeri inceleme memuru E.T. de “tanık” beyanında, şüphelinin kendisini Denizolgun’un özel doktoru olarak tanıttığını ve aileden olduğunu söylediğini anlattı. Olay yerindeki bilirkişi doktoru “tanık” beyanında ise olay yerindeki doktorun yanında 1,60 metre boylarında avukatın olduğunu, Alihan Kuriş’in de olay yerine geldiğini kaydetti.İddianamede, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasında yer alan olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağında, şüpheli Demirkol’un beyanında maktulün ağzının sağ tarafından kan sızdığını ve yastığı ıslattığını, bilirkişi doktorunun ise maktulün yüz kısmının kanlı olduğunu, ağzından hala kan aktığını beyan ettiği belirtildi.KENDİSİ POLİSLERİ ARADI HTS kayıtları, tanık beyanları, 155 ihbar çözüm tutanağı, kolluk evrakları, olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağı ve tüm dosya kapsamından, şüphelinin müsnet suçu inkar yönündeki savunmalarının soyut ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle de itibar edilmediği belirtilen iddianamede, şüphelinin olay günü polisleri kimin aradığını bilmediğini beyan etmesine rağmen polisleri kendisinin aradığının 155 acil çağrı ihbarı çözüm tutanağı ve olay yerine intikal eden polis memurunun beyanı ile sabit olduğu bildirildi.İddianamede, Demirkol’un maktulün özel doktoru olmadığını ve ölümü şüpheli değerlendirmediğini beyan etmesine rağmen olay yerine intikal eden polis memuruna, olay yeri inceleme memuruna ve 155 acil çağrı ihbarında kendisini maktulün özel doktoru olarak tanıttığı ve ölümü şüpheli değerlendirdiği ifade edildi.Demirkol’un maktulün yüzünde kan görmediği beyan etmesine rağmen ölü muayene tutanağında ağzından kan sızdığını söylediğinin belirtildiği kaydedilen iddianamede, olay günü Kısıklı’daki ikametinde olduğunu beyan etmesine rağmen alınan HTS kayıtlarında Kısıklı’da baz sinyalinin bulunmadığının tespit edildiği bildirildi.İddianamede, Demirkol’un olay günü çiftliğe gittiğinde maktulün ölü olduğunu söylediği ancak HTS kayıtlarında hastaneyle ardışık arama kaydının bulunmasının çelişkili olduğu vurgulandı.Ayrıca iddianamede, şüphelinin kendisinin çiftliğe gitmesinden yaklaşık bir saat sonra polislerin geldiğini beyan ettiği ancak çiftlikteki ilk telefon sinyali saat 22.15 olmasına rağmen 155 ihbarının saatinin 00.30 olduğu belirtildi.Şüphelinin, çiftlikte sadece Murat Bayrak ve yabancı uyruklu kişinin olduğunu beyan etmesine rağmen olay yeri inceleme raporu, HTS kayıtları ve tanık beyanları doğrultusunda Hilmi Tuna Kuriş ve Alihan Kuriş’in de olay yerinde olduğunun sabit olduğu kaydedildi.İddianamede, şüphelinin yanında başka şahısların bulunduğu, Hilmi Tuna Kuriş’in çiftlikte alınan telefon sinyalinin şüpheliden öncesine ait olduğu ve aralarında ardışık görüşme kayıtları bulunduğu aktarılarak, bu gerekçelerle şüphelinin olay yerinde başka kişilerin olmadığını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlatıldı. Yine şüphelinin, Ahmet Gökçen’in Adli Tıp Kurumunda olmadığını beyan etmesine rağmen alınan HTS kayıtları doğrultusunda Gökçen’in Adli Tıp Kurumunda olduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı ifade edildi.İddianamede, şüphelinin “kasten öldürme” suçundan yürütülen soruşturma kapsamında yemin verdirilerek alınan tanık beyanında belirtilen hususlar yönünden gerçeğe aykırı beyanda bulunma eyleminin “yalan tanıklık” suçu kapsamında kaldığı ve şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğunun anlaşıldığı belirtildi.Şüpheli Demirkol’un “yalan tanıklık” suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianame, gönderildiği Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Son dakika…. Sağanak ve fırtına aynı anda vurdu! İlk görüntüler geldi: Minare yıkıldı, ağaçlar devrildi, çatılar uçtu
1
Tüm Gözler Amerikan Senatasonun Vereceği Son Kararda
42520 kez okundu
2
Necdet Saraç’tan terörsüz Türkiye sürecine destek
1709 kez okundu
3
SON TAKSİ HABERLERİ: 8 Saniye için 28 bin 500 lira!
1695 kez okundu
4
ABD Kongresinden Filistin-İsrail meselesinde ‘iki devletli çözüme’ destek
1580 kez okundu
5
Şile’de Sacit Terzi’ye Güven Mesajı: “Hizmet Yolunda Kararlılıkla Devam”
923 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.