DOLAR

48,8471$%0,12

EURO

55,3999€%0,06

STERLİN

64,3746£%0,15

GRAM ALTIN

6.740,80%0,33

ONS

4.284,61%0,21

BİST100

%

İkindi Vakti a 16:22
İstanbul HAFİF YAĞMUR 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Şile Son Dakika
  • Gündem
  • Bilal Erdoğan: Doğurganlık oranını yeniden 1,5’a, 2’ye taşıyabilen ülke olmalıyız

Bilal Erdoğan: Doğurganlık oranını yeniden 1,5’a, 2’ye taşıyabilen ülke olmalıyız

Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) Mütevelli Heyeti Başkanı ve Aile Festivali Yönetim Kurulu Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, doğurganlık oranının 1,42'ye düşmüş olmasını hatırlatarak Biz bunu buradan çevirebilen ülke olmalıyız. Biz bunu buradan yeniden 1,5'a, 2'ye taşıyabilen ülke olmalıyız. Cumhurbaşkanımız 20 yılı aşkındır söyledi '3 çocuk' diye. Maalesef Cumhurbaşkanımız bunu söylerken güldük geçtik. Bir kulağımızdan girdi, öbüründen çıktı. Üstümüze düşenleri, kurumsal adımları atmakta geciktik ve o zihniyet dönüşümünü yapmayı biz erteledik ama biz ertelerken, biz dururken ailenin düşmanları durmadı. dedi.

ad826x90
ad826x90
ad826x90

Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) Mütevelli Heyeti Başkanı ve Aile Festivali Yönetim Kurulu Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, doğurganlık oranının 1,42’ye düşmüş olmasını hatırlatarak “Biz bunu buradan çevirebilen ülke olmalıyız. Biz bunu buradan yeniden 1,5’a, 2’ye taşıyabilen ülke olmalıyız. Cumhurbaşkanımız 20 yılı aşkındır söyledi ‘3 çocuk’ diye. Maalesef Cumhurbaşkanımız bunu söylerken güldük geçtik. Bir kulağımızdan girdi, öbüründen çıktı. Üstümüze düşenleri, kurumsal adımları atmakta geciktik ve o zihniyet dönüşümünü yapmayı biz erteledik ama biz ertelerken, biz dururken ailenin düşmanları durmadı.” dedi.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle ilan edilen “Aile ve Nüfus On Yılı” kapsamında düzenlenen AileFest’in İstanbul Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen açılış programında konuşan TGTV Mütevelli Heyeti Başkanı ve Aile Festivali Yönetim Kurulu Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, geçen yılın Aile Yılı olduğunu, bu yıl ise Aile 10 Yılı’nın başlangıcını idrak ettiklerini söyledi. Erdoğan, “Bir demografik çöküşü yaşıyoruz. Bütün dünyanın yaşadığı gibi biz de yaşıyoruz. Biz biraz daha hızlı yaşadık, yaşıyoruz maalesef. Mesele tabii sadece demografik çöküşümüz değil. Bu demografik çöküş bir şeyin sonucu, o da ailedeki bağların zayıflamış olması, aile kurumunun zayıflamış olması.” diye konuştu.Bu kapsamda ailenin güçlendirilmesi için yapılması gereken çok şey olduğunu, bir zihniyet dönüşümüne ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Erdoğan, “Bir zihniyet dönüşümüne ihtiyacımız var. Bu zihniyet dönüşümü de yeniden bireyi değil, aileyi ve toplumu merkeze alan bir düşünce sistematiğini gerektiriyor. Yani ‘Bana ne canım’, ‘Kime ne’, ‘Ona ne’ değil, ‘Ben başka insanların dertleriyle dertlenirim’, ‘Ben bir topluluğun parçasıyım’, ‘Ben bir ailenin parçasıyım’, ‘Ben bir aile olarak güçlüyüm’ hissinin yeniden güçlendirilmesine ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.Gençler üzerinde yaptıkları araştırmalarda, gençlerin hala aileye çok önem verdiğini gördüklerini belirten Erdoğan, şunları söyledi: “Gençlerimiz aileye çok önem ve değer veriyorlar. Hala gençlerimiz ailenin onlar için çok önemli bir dayanak olduğunun farkındalar. Onların en son güvencesi, limanı olduğunu söylüyorlar. Dolayısıyla bu demektir ki hala elimizde bir şans var, ipin ucunu kaçırmamışız. Onun için bunun neyin sonucu olduğunu da konuşmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Yani sonuçta bir batılılaşmayı 200 yıldır yaşadık, yaşıyoruz. Bütün dünya ekonomisi bir kapitalist ekonomi olarak şekillendi ve onun sosyal ilişkiler üzerindeki güçlü tesirlerini yaşıyoruz, hissettiriyoruz. Onun getirdiği bireycilik, onun getirdiği her bireyin birer müşteri olarak görüldüğü bir dünya.”Tarihte İngilizlerin “böl-yönet” anlayışından söz edildiğini hatırlatarak kapitalist merkezlerin de ürünlerini satmak isteyen sermaye sahipleri aracılığıyla insanları bireysel olarak bölerek onları müşteri haline getirmeyi hedeflediğini anlatan Erdoğan, “Bizim aslında aile duygusunu zayıflatan, bizim dışımızdan gelen, bizi tesiri altına alan bu cereyanları da unutmamak lazım. Bu vakayı da unutmamak lazım. Yani tek başına aile dostu ekonomik desteklerle bu işin çözüleceğini düşünmek beyhude. Yani şu yüzde 58 rakamını duyunca insan korkuyor gerçekten, tüyler ürperten bir rakam ama bugün gerçekten çok çocuklu bir aileyi gördüğünüz zaman şehir merkezinde, herhalde ‘Cahil insanlardır’ algısı var mı, var. Yani bu mesela bu işin başlangıcı olan Amerika’da, Avrupa’da bile böylesine olduğunu söyleyemeyiz. Dolayısıyla bizde bir zihniyet kırılmasına ihtiyaç var.” dedi.Erdoğan, “Çocuk sahibi olmanın, çok çocuklu olmanın, aile olarak yakın yaşamanın takdir edildiği, yüceltildiği bir yeniden düzleme dönmek zorundayız. Bunu inşa etmek için tabii ki devletimiz bir 10 yıl ilan etti ve bütün kurum kuruluşların ‘Ben ne yapabilirim’ demesini sağlamaya ihtiyacımız var. Aile dostu kurumlar, aile dostu işverenler, aile dostu politikalar.” ifadelerini kullandı.Bu kapsamda İlim Yayma Vakfında neler yapıldığını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: “Burslarımızı nasıl aile dostu yapabiliriz diye düşündük. Burslarımızı, yüksek lisans ve doktora burslarımızı ilan ettik ama dedik ki, mesela doktora bursumuz aylık 35 bin lira, eğer bursiyerimiz evli ise 42 bin 500 lira vereceğiz, dedik. Çocuk sahibi ise her çocuk için 5 bin lira ilave edeceğiz, dedik. İşte bu İlim Yayma Vakfının burs sistematiğinde ‘nasıl aile dostu oluruz’ çabasının bir yansıması. Ümit ediyoruz ki diğer sivil toplum kuruluşları, burs veren kurumlar bunu kendilerine örnek alsınlar. Mesela yıllardır bazen yurt dışına çok parlak öğrencilerimizi burslandırıyoruz, doktora eğitimine gönderiyoruz. Mülakat esnasında öğreniyoruz ki kardeşimiz sözlü. Ondan sonra, ‘Ne zaman evlenmeyi düşünüyorsun’, ‘Doktorayı bitireceğim, döneceğim, evleneceğim’. Hayır, evlenip gideceksin, biz de seni evlenip gitmen için destekleyeceğiz.”Aynı anlayışla İbn Haldun Üniversitesinde de evlenme durumu olan gençlere hayırseverleri yönlendirdiklerini söyleyen Erdoğan, “Hiç olmazsa arzu edenin evlenebilmesini kolaylaştırmamız, aile kurmasını geciktirmememiz lazım. Okullarımızda yavaş yavaş ‘Aile dostu işveren olmak için ne yapabiliriz’i çalışıyoruz. Devletimizin teşviklerini eşlemek mesela. Ben işveren olarak devletin sana sağladığı teşvikleri bir mislini ben de ekliyorum, yarısı kadarını ben de ekliyorum gibi teşviklerle işverenin de aile dostu olmayı öğrenmesi lazım.” dedi.Kapitalizmin kazanç elde etmeyi ve sermaye biriktirmeyi öne çıkardığını, bu devam edecekse de bunun aile dostu bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade eden Erdoğan, kapitalizmin yalnızca menfaat biriktirmeye odaklanan değil, aileyi gözeten ve bireyin aile içerisinde daha mutlu yaşamasını sağlayan bir sistem olarak yeniden düşünülmesi gerektiğini dile getirerek, üniversiteler, fikir insanları ve sivil toplum kuruluşlarının bu konuda çalışmalar yürütmesi gerektiğini kaydetti.Bunun kolay bir çözüm yolunun olmadığını kaydeden Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Birçok insan bazı şeyleri bahane olarak önümüze koyuyor ama biliyoruz ki geri planında o bahaneler aşıldığı zaman dahi bunlar çözüme kavuşmuyor. Mesela bahanelerden bir tanesi, ‘İşte kadının iş gücüne katılması çocuk yapmasının önündeki en büyük engel’. Bakıyoruz çalışan kadınla çalışmayan kadın arasındaki doğurganlık oranı 0,3. Demek ki mesele o da değilmiş. Veriler, gerçekler önümüzde. Bizim ciddi bir dönüşüme ihtiyacımız var. Sadece bu arada çalışan kadın dedim, kadınla ilgili bir mesele de değil bu. Bu iş erkeğin de meselesi, bu iş kadının da meselesi, bu iş bütün toplumun meselesi. Bu işin arkasında hep beraber durursak eğer biz aileyi yeniden güçlendirebiliriz. Göstergelerden takip edilen meselelerden bir tanesi aslında hem demografik çöküşü işaret ediyor hem ailenin çöküşünü işaret ediyor. Doğurganlık oranının 1,42’ye düşmüş olması. Biz bunu buradan çevirebilen ülke olmalıyız. Biz bunu buradan yeniden 1,5’a, 2’ye taşıyabilen ülke olmalıyız. Cumhurbaşkanımız 20 yılı aşkındır söyledi ‘3 çocuk’ diye. Maalesef Cumhurbaşkanımız bunu söylerken güldük geçtik. Bir kulağımızdan girdi, öbüründen çıktı. Üstümüze düşenleri, kurumsal adımları atmakta geciktik ve o zihniyet dönüşümünü yapmayı biz erteledik ama biz ertelerken, biz dururken ailenin düşmanları durmadı. Kendi menfaatini düşünen sermaye grupları durmadı. Onlar bizi bencilleştirmeye, bizi menfaatperest yapmaya çalışmaya, bireyleştirmeye devam etti. Onlar bunun için trilyon dolarlarını harcamaya devam etti.”Erdoğan, AileFest’in ailelerin birlikte zaman geçirmesine imkan tanıyan bir fırsat ve belediyeler ile sivil toplum kuruluşlarının “Aile dostu neler yapabilirim?” arayışının bir sonucu olduğunu belirtti.Festivale katkı sunanlara teşekkür eden Erdoğan, etkinliğin Anadolu’da yüzyıllardır yaşatılan dayanışma kültürünün bir yansıması olduğunu söyleyerek, ailelerin dedeleri ve torunlarıyla festivale katılarak birlikte vakit geçirmesinin, çocukların eğlenmesinin yanı sıra aile bağlarının güçlenmesine de katkı sağlayacağını kaydetti.Açılış programına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Valisi Davut Gül ve AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir de katıldı. Aile fotoğrafı çekilmesinin ardından program, Erdoğan ve katılımcıların festival alanını gezmesiyle devam etti.AİLEFEST 26 EYLÜL-4 EKİM TARİHLERİNDE İSTANBUL RAMİ KÜTÜPHANESİ’NDEKültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İstanbul Valiliği destekleri ile Türk Telekom, Türkiye Sigorta, Muud, BiP, TRT, Tabii, Serhat Saat, Sıfır Atık Vakfı sponsorluğunda gerçekleştirilen AileFest, 26 Eylül-4 Ekim tarihlerinde Avrupa’nın en büyük kütüphane kompleksi olarak öne çıkan İstanbul Rami Kütüphanesi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak.Ailelerin çocukların gelişimindeki ve sosyal bağların güçlenmesindeki rolüne dikkati çeken AileFest, çocuk ve ebeveynlerin birlikte katılımını merkeze alan bir buluşma alanı olarak tasarlandı.Farklı yaş gruplarına yönelik özel alanların yer aldığı festivalde, çocukların gelişimini destekleyen içeriklerin yanı sıra ailelerin birlikte vakit geçirebileceği kültür-sanat, kitap, eğitim, spor ve atölye etkinliklerini ziyaretçilerle buluşturuyor.

ad826x90

ad826x90

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan: İşgalci Siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız, geri adım atmayacağız

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.