48,2203$%0,18
55,8755€%-0,49
65,3436£%-0,31
6.908,74%-3,01
4.454,78%-3,18
%
02:00
Kanser görülme sıklığı artsa da bilim dünyasındaki gelişmeler umut verici. Erken tanı, kişiye özel tedaviler, akıllı ilaçlar ve immünoterapiler birçok kanser türünde yaşam süresini uzatıyor. Tedavi seçenekleri son derece sınırlı olan pankreas kanserinde de yeni bir dönem başlıyor: Pankreas kanseriyle mücadelede heyecan yaratan ‘daraxonrasib’, 26 Ağustos’ta ABD Gıda ve İlaç Dairesi tarafından onaylandı.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Didem Seymen – Kanser hâlâ dünyanın en önemli sağlık sorunlarından biri ancak “çaresi olmayan amansız hastalık” algısı giderek azalıyor. Özellikle tümörün biyolojik ve genetik özelliklerinin anlaşılması, tedavilerin hastaya ve tümöre göre seçilmesi, erken tanı olanaklarının gelişmesi ve hedefe yönelik ilaçlarla immünoterapideki ilerlemeler, birçok kanser türünde hastaların daha uzun ve daha kaliteli yaşamasını sağlıyor. Dünyanın en önemli onkoloji toplantılarından ASCO 2026’da pankreas kanseri için açıklanan sonuçlar ise bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri oldu.Daha güçlü imkânlar varMedicana Ataköy Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Erkan Doğan, kanser tedavisinde tümörün biyolojik ve moleküler özelliklerinin giderek daha fazla dikkate alınacağını belirterek, “Giderek artan oranda, önümüzdeki dönemde tedavi kararları artık yalnız tümörün türüne göre değil; tümör biyolojisine, moleküler mekanizmalarına göre verilecek” diyor.Kanser görülme sıklığının; yaşam süresinin uzaması, obezite, fiziksel aktivite azlığı, çevresel faktörler ve değişen beslenme alışkanlıkları gibi nedenlerle arttığına dikkat çeken Doğan, özellikle genç yaşlarda kolorektal kanserlerdeki artışa vurgu yapıyor. Buna karşın erken tanı programları, hedefe yönelik tedaviler, immünoterapi ve kişiselleştirilmiş yaklaşımların birçok kanser türünde yaşam süresini uzattığını belirten Doğan, “Bugün kanserle mücadelede geçmişe göre çok daha güçlü imkânlara sahibiz” değerlendirmesini yapıyor.Pankreas kanserinde ise erken tanının tedavi şansını önemli ölçüde değiştirebildiğini belirten Doğan, hastalığın başlangıçta çoğu zaman belirti vermediğini, karın ve sırt ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık, sarılık ve yeni gelişen diyabet gibi bulguların dikkate alınması gerektiğini söylüyor. Erken evrede yakalanan hastalarda cerrahi tedavinin en önemli seçenek olduğunu, ileri evrede ise kemoterapinin yanı sıra uygun hastalarda hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapilerin gündeme gelebildiğini ifade ediyor.Ölüm oranı azaldıMemorial Göztepe Hastanesi Kanser Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, kanserin artık tek başına umutsuzlukla eş anlamlı olmadığını ancak bu ifadeyi kullanırken kanserin tek bir hastalık olmadığının unutulmaması gerektiğini söylüyor: “Kanser, tek bir hastalık değil, biyolojileri ve tedaviye duyarlılıkları birbirinden farklı yüzlerce hastalığın ortak adıdır. Bazı kanserlerde erken tanı sayesinde tam iyileşme oranları yüzde 90’ların üzerine çıkarken, bazı ileri evre kanserler de uzun süre kontrol altında tutulabilen kronik hastalıklara dönüşüyor”ABD’de kanserden ölüm oranının 1991-2023 arasında yüzde 34 azalmasını; tütünle mücadele, tarama programları, daha başarılı cerrahi ve radyoterapi yöntemleri ile yeni nesil ilaçların birlikte oluşturduğu ilerlemenin bir sonucu olarak değerlendiren Özdoğan, bu dönüşümün erken evre meme, prostat, testis ve tiroid kanserleri ile çocukluk çağı lösemileri ve bazı lenfomalarda açık biçimde görüldüğünü belirtiyor.Kişiselleştirilmiş tedaviÇocukluk çağı akut lenfoblastik lösemisinde iyileşme oranının yaklaşık yüzde 90’a ulaştığını, kronik miyeloid löseminin ise ağızdan kullanılan hedefe yönelik ilaçlarla birçok hastada yaşam boyu yönetilebilen bir hastalığa dönüştüğünü aktaran Özdoğan, HER2 pozitif meme kanseri, EGFR veya ALK değişikliği taşıyan akciğer kanseri ve ileri melanomda da yıllarca sürebilen hastalık kontrolünün mümkün hale geldiğini vurguluyor. “Tedavi her zaman ‘kolay’ olmadı ancak daha etkili, daha seçici ve hastanın tümör biyolojisine göre kişiselleştirilmiş hale geldi” diyen Özdoğan, tüm gelişmelere rağmen kanseri yayılmadan yakalamanın hâlâ en güçlü avantaj olduğunu belirtiyor.Umudun anahtarı erken tanıÜç uzmanın değerlendirmelerinin ortak noktasını erken tanı ve kişiselleştirilmiş tedavi oluşturuyor. Kanserin tamamen ortadan kalktığı ya da bütün kanser türlerinin kolayca tedavi edilebildiği bir dönemden söz etmek mümkün değil. Ancak bazı kanserlerde tam iyileşme oranlarının yüzde 90’ların üzerine çıkması, bazı ileri evre kanserlerin uzun süre kontrol altında tutulabilmesi ve yeni nesil ilaçların yaşam süresini anlamlı biçimde uzatması, hastalığın geçmişteki kadar çaresiz olmadığını ortaya koyuyor.Pankreas kanserinde yaşanan son gelişme de bu değişimin dikkat çekici örneklerinden biri. Bilim insanlarının hedeflenmesi imkânsız görülen moleküler mekanizmalara yönelik yeni ilaçlar geliştirmesi, kanser tedavisinde önümüzdeki yılların en önemli alanlarından biri olarak görülüyor. Bu nedenle kanserle mücadelede artık yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak değil, doğru hastayı doğru zamanda doğru tedaviyle buluşturmak hedefleniyor.Pankreas kanserinde heyecan yaratan çalışmaMedicana Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, pankreas kanserinin uzun yıllardır tedavi başarısı sınırlı kalan ve sağkalım sonuçları kötü kanserlerden biri olduğuna dikkat çekti. Dünyada her yıl yaklaşık 510 bin kişinin pankreas kanserine yakalandığını ve yaklaşık 467 bin kişinin bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirten Kutluk, Türkiye’de de yılda yaklaşık 7 bin 500 yeni pankreas kanseri tanısı öngörüldüğünü ifade etti.Sonuçlar ne diyor?Haziran ayında düzenlenen ASCO 2026’da sunulan RASolute 302 çalışmasının pankreas kanseri tedavisinde büyük heyecan yarattığını söyleyen Kutluk, çalışmada daha önce tedavi edilmiş metastatik pankreas duktal adenokarsinomu hastalarında ağızdan kullanılan RAS inhibitörü daraxonrasib adlı etken madde ile kemoterapinin karşılaştırıldığını belirtiyor. Yaklaşık 500 hastanın değerlendirildiği çalışmada daraxonrasib kullananlarda ortanca genel sağkalımın 6.7 aydan 13.2 aya çıktığını ve ölüm riskinin yaklaşık yüzde 60 azaldığını aktaran Kutluk, hastalıksız yaşam süresinde de yaklaşık iki kat artış görüldüğünü belirtiyor.FDA onayladıDaraxonrasibin 26 Ağustos’ta ABD Gıda ve İlaç Dairesi FDA tarafından onaylanmasının da gelişmenin önemini artırdığını söyleyen Kutluk, “Bu durum onkolojinin yakın gelecekte birçok alanda yeni gelişmelerin görülebileceğini göstermesi açısından özel bir önem arz etmektedir” değerlendirmesini yapıyor.

Meta uzlaşması dünyayı değiştirebilir! Türkiye şart koşup anlaşma yapabilir
1
Tüm Gözler Amerikan Senatasonun Vereceği Son Kararda
42491 kez okundu
2
ABD Kongresinden Filistin-İsrail meselesinde ‘iki devletli çözüme’ destek
1554 kez okundu
3
Hamas lideri Heniyye Türkiye’yi de kapsayan yurt dışı turuna çıkıyor
858 kez okundu
4
ABD Kongresinden Filistin-İsrail meselesinde ‘iki devletli çözüme’ destek tasarısı
839 kez okundu
5
Birçok kişi PKKdan kaçıp eski yaşamlarına dönmek istiyor
745 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.