DOLAR

49,9905$%0,05

EURO

55,9635€%-0,01

STERLİN

67,0793£%0,03

GRAM ALTIN

6.283,76%-0,88

ONS

3.906,62%-0,99

BİST100

%

İkindi Vakti a 15:39
İstanbul PARÇALI BULUTLU 16°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Son dakika… MHP lideri Bahçeli’den açıklamalar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşuyor.

ad826x90
ad826x90
ad826x90

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşuyor.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin HABER MERKEZİ- İşte Bahçeli’nin konuşmasından öne çıkan satır başları: Milli iradenin tecelli ettiği bu kutlu mekânda yapacağımız her faaliyetin milletimizin birliğine, devletimizin kudret ve adaletine, daha insani bir dünyanın teşekkülüne yönelik hayırlı hizmetlere vesile olmasını temenni ediyorum.”TÜRK MİLLETİ VARLIK MÜCADELESİ VERDİ” Değerli milletvekilleri, 19. yüzyılın sonlarında başlayan ve Düvel-i Muazzama denilen emperyalist devletlerin Türk topraklarını bölme, paylaşma ve yönetme amacını taşıyan Şark Meselesi, Türk milletini varlık mücadelesi ile karşı karşıya bırakmıştır. 1912 Balkan Harbi’nden Cihan Harbi ve İstiklal Harbi’ne uzanan savaşlar silsilesinde emperyalizmin hedefi açıktı. Türk milletini önce Avrupa’dan, sonrasında da Anadolu’dan tamamen çıkartmak. Emperyalizmin kara bulutları vatan topraklarımızın her bir parçasına tasallut ederek Türk ufkunu sardığı bir iklimde, işgal güçlerinin zulmetine karşı tüten her ocakta, biçilen her başakta, boğazlardan geçen her bir lokmada, velhasıl her bir Müslüman Türk’ün kalbinde ve aklında istiklal ateşine ilişkin şu mısralar vücut bulmuştur; “Sarsada afak-ı efkârınadan bir inşirah verir elbet Yaradan.””TÜRKLER ANADOLU’DA TARİHİN İKİNCİ ERGENEKON DESTANINI YAZMIŞTIR”Cumhuriyet, bundan 103 yıl önce çetin bir mücadelenin fecrinde, istiklalinin ufuklarına doğan inşirah burçlusudur. Bu inançla kurduğumuz Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü şevkle, heyecanla, aziz ecdadımıza hürmet ve minnet duygularımızla kutladık. Cumhuriyet’e gidilen süreçte Türk milleti, Mustafa Kemal Paşa ve kahraman silah arkadaşlarının arkasına saf saf dizilerek Anadolu’da Türk tarihinin ikinci Ergenekon destanını yazmıştır. Bu destan ki dünya tarihinin nadir ve nadide örneklerinden biri olarak cümle mazlum milletlere umut olmuştur. Cumhuriyet, Osmanlı’nın savaş ve işgallerle yaralanmış toprağının şifası, bitap düşmüş yüreklerin devası, şühedanın aziz ruhunun şâdı, gazinin ise mutlu mirasının yâdıdır. Cumhuriyet, Türk aklının feraseti, Türk iradesinin istihkâmı, Türk gönlünün dergâhıdır. Cumhuriyet, tarihin coğrafyamızı aydınlattığı hakikat, Türk irfanından süzülen fazilettir. En nihayetinde Türk milletinin her bir ferdinin iradesine emanet edildiği hürriyettir.Merhum Halit Fahri Özansoy’un veciz ifadesiyle, bir insan nihayet kemikle ettir. Bu et ile kemiğe can hürriyettir. En büyük hürriyet Cumhuriyettir. Ey Türk genci! Cumhuriyet sana bırakılmış yalnızca bir miras değil, aklınla, ahlakınla, azmin ve fedakârlığınla yaşatacağın bir emanettir. Ufuk sensin, güneş sensin, ümit sensin. Cumhuriyetin kutlu olsun. Ey çiçek açan Türk balası! Sen bu toprakların geleceğine uzanan dalısın. İstiklalin teminatı, istikbalin yarınısın. Tohum sensin, fidan sensin, hayat sensin, hayal sensin, umut sensin. Cumhuriyetin kutlu olsun. Ey necip Türk milleti! Cumhuriyet düzeninin mayası, istikrarının hamuru, kalkınma ve refahın nihai şeklidir. Millî egemenliğin demokrasiyle taçlandığı, millî düzenin hukuk ile tesis edildiği, makam ve statü ayırt etmeksizin haklının hukukunu koruyan adaletin payidarıdır. Cumhuriyet, behemehâl Türklüğün birlik ve dayanışma davasıdır. İrade sensin, feraset sensin, dirayet sensin. Cumhuriyetin kutlu olsun. Milletçe birlik ve dirlik içinde ilelebet yaşasın, payidar olsun.”MHP CUMHURİYETİN GELECEĞE BAKAN GÖZÜ”Kıymetli dava arkadaşlarım, Cumhuriyet’in en büyük fazileti, kurumsallaşmış bir demokrasi, kalkınmış bir devlet, refah ve bolluk içerisinde yaşayan millettir. Bugün toplumsal değerlerin, ahlaki normların ve siyasi düzen anlayışının buharlaşarak yeni bir forma kavuştuğu aşamadayız. Böylesi bir dönemde şahsiyetli bireycilik, şuurlu hürriyetçilik ve dayanışmacı toplum anlayışı ile Türk milletinin millî ve manevi değerlerini muhafaza edecek, ahlaki standartlarını yükseltecek ilke ve vizyon Milliyetçi Hareket Partisi’nin müktesebatındadır. Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhuriyet’in geleceğe bakan gözü, yarınları idrak eden aklı, istikbale koşar adım ilerleyen iradesidir. Cumhuriyet, kazanımların varisi, millî devlet ve millî toplum düzeninin hamisidir. Önce ülkem ve milletim düsturu ve sorumlu siyaset anlayışıyla millî uzlaşının zeminidir. Tarihle kavga etmeyen, coğrafyaya sırtını çevirmeyen, köklerinden aldığı ilhamla daima geleceğe açılan Türk siyasetinin kutup yıldızıdır. Kuruluş döneminde atılan istikbal tohumlarını büyütmek ve gürleştirmek vazifemizdir. Cumhuriyet’in kurduğu düzeni güçlendirerek hem bölgemizde hem kültür ve gönül coğrafyamızda hem de cümle cihanda müessir kılmak Türkiye’nin tarihî misyonudur.”TERÖR BİTECEK, KARDEŞLİK YÜKSELECEK” Aziz Atatürk’ün koyduğu muasır medeniyetler seviyesine erişme ülküsü, demokratik standartları ileri seviyelere taşımak, hak ve özgürlükleri hukuk ile kurumsallaştırmak, dış politikada kimsenin aklına ve inayetine muhtaç olmamak ve elbette müstemleke zincirlerinden, yeni nesil risk ve tehditlerden kurtulmaktır. Türkiye’nin dünya siyasetindeki yeri merkez, yönü ise insanlığın olduğu her yerdir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak kaos ve çatışmaların ürettiği fırtınalara gebe olan dünyada güven ve istikrarın limanı, barış ve refah ikliminin mimarı bir Türkiye idealinin sahibiyiz. Bunun için ülkemizin ve bölgemizin huzur ve barış iklimini kirleten başta terörizm olmak üzere bütün radikal unsurlardan kurtulmayı mümkün kılacak Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge vizyonunun bütünüyle hayata geçmesinin tarihî bir öneme sahip olduğunu düşünüyoruz. Siyasi rakiplerimiz sularda kulaç atmaya varsın, devam etsinler. Türlü karalamalar ve çarpıtmalarla suyu bulandırmayı sözüm ona siyaset zannetsinler. Türk milleti kararını vermiştir. Terör bitecek, kardeşlik yükselecek, bölgemizde barış ve huzur inşallah sökün edecektir. İstikrarsızlıkla çoraklaşan topraklarda refah ve güven yeşerecektir. İpleri emperyalizmin elinde olan kuklaların tiyatrosu son bulacak, her şeyin milletimize göre olduğu yükseliş çağı başlayacaktır. Bu çağın adı Türk ve Türkiye Yüzyılı, anahtarı ise Türk birliğidir. O sebeple Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge diyoruz. Türk dünyasında birlik ve dirlik istiyoruz.İş birliği potansiyelinin harekete geçirilmesiyle Türk Devletleri Teşkilatına üye devletlerin küresel etkinliğinin, huzur ve barışa katkılarının da artacağına inanıyoruz. Muradımız Hazar ile Akdeniz’in hasretine son vermek, Issık Gölü ile Van Gölü’nü kavuşturmak, Selenga ile Sakarya’yı buluşturmaktır. Dileğimiz Merv’in yıldızlarını Söğüt’te seyretmek, Taşkent’in havasını Konya’da solumak, Bakü’de çalan türküye İzmir’de eşlik etmek, Bişkek’te doğan güneşi Ankara’da uğurlamak, Hoca Ahmet Yesevi’nin hürmet ışığını Mustafa Kemal Atatürk’ün cesaretiyle Türk dünyasıyla buluşturmaktır. Bu bağlamda merhum Abdülhamit Süleyman Çolpan’ın gönül diliyle diyoruz ki: Birliğimizin sarsılmaz dağı, ümidimizin sönmez çerağı, birleş ey halkım, gelmiştir çağı, bezensin şimdi Türkistan bağı! Dilde, fikirde, işte birlik şiarıyla Türk devletlerinin yolu aydınlanmalı, çağın gerektirdiği donanımla atılan umut tohumları muhabbet fidanlarına, kardeşlik ormanına dönüşmelidir. Aynı kıbleye yönelen yürekler, Türkçe düşünen, Türkçe çağıran diller, ortak bir gelişme stratejisiyle kendi mukadderatına yön vermelidir. Bu vesileyle Ankara’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi’nde üye ülkeler arasında kurumsal bağların güçlenmesi, ekonomik, teknolojik, kültürel ve askerî ilişkilerin gelişmesi, siyasi ve stratejik iş birliklerinin artması yönündeki kararlılığın ve güçlü iradenin bir kere daha ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu vurgulamak istiyorum. 167 maddeden oluşan sonuç bildirisindeki ortak geleceğimizi şekillendirecek iş birliği alanlarının, bağımsız ve egemen her üye devletin huzur, güven ve refahına katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Türk Devletleri Teşkilatı güçlenerek yoluna devam edecek, Türk Yüzyılı’nı inşa ederken bölgesel barış ve huzurun, küresel düzenin de kurumsal kalesi olacaktır. “AVRUPA’NIN EKTİĞİ FİTNE TOHUMLARI KENDİLERİNE DÖNMEYE BAŞLAMIŞTIR” Değerli milletvekilleri, Fransa ile başlayan ve farklı vesilelerle diğer Avrupa ülkelerine de sirayet eden sosyal hareketler, çok kısa bir zamanda kamu düzenini ve toplumsal huzuru bozan şiddet içerikli gösterilere dönüşmüştür. Milliyetçi Hareket Partisi olarak Avrupa’da vuku bulan bu süreci başından beri yakından takip ediyoruz. Avrupa Birliği’nin temel hak ve özgürlükler noktasındaki hassasiyetini üyesi olan devletlere de hatırlatmasını bekliyoruz. Şiddetin gittikçe tırmandığı gösterilerin altında yatan temel sebeplerin Avrupalılar tarafından iyi okunması gerektiği kanaatini taşıyoruz. Uzun zamandır göçmen karşıtlığıyla İslamofobi ve Türkofobi taşımak suretiyle siyasi rant oluşturma peşinde koşan Avrupa’nın ektiği fitne tohumları kendilerine dönmeye başlamıştır. Avrupa bugün her zamankinden daha fazla güvenlik kaygılarıyla karşı karşıyadır. Artan maliyetler, azalan sosyal refah ve ekonomik sıkıntılar Avrupa toplumlarında sosyal öfkeyi büyütmüştür. Avrupa artık Sanayi Devrimi’nin dinamizmini yaşadığı, ekonomik ve teknolojik üstünlüğünü tartışmasız biçimde koruduğu dönemde değildir. Küresel rekabette güç kaybetmekte, ekonomik ve siyasi etkisi giderek azalmaktadır.”AVRUPA’NIN PEDAL ÇEVİRECEK DERMANI DA KALMAMIŞ” Buradan Avrupa için söylenen, “Avrupa bisiklet gibidir, ilerlemek zorundadır, durursa düşer.” sözünü hatırlatmak isterim. Zira Avrupa’nın pedal çevirecek dermanı da kalmamış görünmektedir. Bu doğrultuda Avrupa Birliği’ne, Türkiye’nin egemenlik hakları kapsamında uluslararası hukuka uygun atılımlarını sorgulamak ve laf yetiştirmek yerine zayıflayan ekonomilerine, ihlal ettikleri değerlerine, tepetaklak giden sosyal ve ekonomik düzenlerine odaklanmalarını tavsiye ederim.”TÜRKİYE, AVRUPA’NIN HER ZAMANKİNDEN ÇOK DAHA FAZLA İHTİYAÇ DUYDUĞU BİR ÜLKEDİR” Bugün Türkiye, sahip olduğu jeopolitik konumu, güçlü devlet tecrübesi, üretim kapasitesi, genç nüfusu ve bölgesel ilişkileriyle Avrupa’nın her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç duyduğu bir ülkedir. Buna rağmen her fırsatta gösterilen Türkiye karşıtlığına devam edildiğinde, Türkiye’nin daimi üyelik talebi sudan bahanelerle görmezden gelindiğinde hatırlatırım ki Avrupa’nın yeniden doğrulmaya zamanı da fırsatı da kalmayacaktır.”TÜRKİYE DİRLİK VE DÜZEN İÇİNDEDİR” Saygıdeğer milletvekilleri, Avrupa’da yaşanan sosyal kaos, bölgemizdeki çatışma ve savaş atmosferi bize düzenin ve dirliğin önemini göstermektedir. Düzen ve dirlik, bir toplumun huzur, güven ve istikrar içerisinde varlığını sürdürebilmesinin temel unsurlarıdır. Düzen, yaşamanın belirli kurallar, ilkeler ve değerler çerçevesinde şekillenmesini ifade ederken dirlik, bu düzenin sağladığı huzur, uyum ve esenlik hâlini temsil eder. Bu iki kavram, toplumsal yaşamın sürdürülebilirliği yanında bireylerin güven içerisinde yaşayabilmesi ve ortak bir gelecek inşa edebilmesi bakımından da büyük önem taşır. Türk düşüncesinde düzen ve dirlik, kâinat içinde dünyayı, dünya içinde tabiatı, tabiat içerisinde insanı ve diğer mahlukatı tasavvur etmenin anahtarıdır. Bu yönüyle bireyi toplumla, toplumu töreyle, töreyi ise devletle kaynaştıran dirliğin kapısı, birliğin ise çatısıdır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak birey, toplum ve devlet sacayağı üzerine oturttuğumuz düzen ve dirlik anlayışımız, aynı zamanda bireyi şahsiyet, toplumu fazilet, devleti ise adalet kavramlarıyla mühürleyen medeniyet telakkimizdir. Şeyh Edebali’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” sözünden yola çıkarak insanın yüce değerini tanımak, kabul etmek ve bunları güvence altına almak düzen anlayışımızın temelini oluşturmaktadır. “İnsan ahlak iledir.” düsturunca toplumsal yaşamın her alanında fazileti ve dürüstlüğü tesis etmek ise bu temel üzerinde yükselen sosyal sütunları oluşturmaktadır. “Devletin dini adalettir.” şiarıyla hukukun üstünlüğüne ve yüksek demokratik standartlara ait siyasal sistem ile hizmette kaliteyi esas alan şeffaf ve hesap verebilir kamu yönetimi, düzen ve dirlik anlayışımızın siyasal çatısını teşkil etmektedir. Çok şükür Türkiye dirlik ve düzen içindedir. Lakin Türkiye’nin dirlik ve düzeni, aynı zamanda bölgesel ve küresel sistemde denge ve istikrarın tesisiyle doğrudan ilintilidir.”LİBYA ANLAŞMASI MEMNUNİYET VERİCİ BİR GELİŞME OLMUŞTUR” Uluslararası sistemde büyüyen ve derinleşen adaletsizlik, insanı yaşamından, toplumu huzurundan, devletleri ise istikrarından hızla uzaklaştırmaktadır. Böylesi bir durumda Türkiye, egemenlik haklarının gerektirdiği tedbirleri almak mecburiyetindedir. Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin Mutabakat Muhtırası’nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmış olması memnuniyet verici bir gelişme olmuştur.

ad826x90

ad826x90

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Adana, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 2026 yılı finaline ev sahipliği yapacak

HIZLI YORUM YAP