DOLAR

49,3252$%0,12

EURO

55,0924€%-0,36

STERLİN

65,1940£%-0,10

GRAM ALTIN

6.612,36%-0,49

ONS

4.171,24%-0,55

BİST100

%

Sabah Vakti a 05:41
İstanbul KAPALI 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Şile Son Dakika
  • Gündem
  • ABD’li kriminolog Prof. Dr. James Densley, CNN Türk’e konuştu: Sanal medyanın okul saldırılarında sorumluluğu var

ABD’li kriminolog Prof. Dr. James Densley, CNN Türk’e konuştu: Sanal medyanın okul saldırılarında sorumluluğu var

Okul saldırıları son dönemde tüm dünyanın gündeminde. ABD’li kriminolog, okul saldırıları uzmanı Prof. Dr. James Densley “Sanal medyanın okul saldırılarında sorumluluğu var” dedi. CNN Türk’ten Serdar Korucu’ya konuşan Densley, “Sanal medya yalnız ve öfkeli gençlere saldırılar için yol gösteriyor” diye ekledi.

ad826x90
ad826x90
ad826x90

Okul saldırıları son dönemde tüm dünyanın gündeminde. ABD’li kriminolog, okul saldırıları uzmanı Prof. Dr. James Densley “Sanal medyanın okul saldırılarında sorumluluğu var” dedi. CNN Türk’ten Serdar Korucu’ya konuşan Densley, “Sanal medya yalnız ve öfkeli gençlere saldırılar için yol gösteriyor” diye ekledi.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Dünya genelinde okul saldırıları artıyor. ABD’de Metro State University’de Kriminoloji bölümünde öğretim üyesi olan, okul saldırıları konusunda araştırmalar yapan Prof. Dr. James Densley, sanal medya platformlarının da bu saldırılarda sorumluluğunun olduğunu söyledi. CNN Türk’ten Serdar Korucu’ya konuşan Densley, çocukların eskiden ergenlik sürecini okulda, kendi çevrelerinde ve aileleriyle birlikte geçirdiğini ama internetin bu süreci tamamen değiştirdiğini söyledi ve ekledi: “Yalnız ve öfkeli bir gençseniz eskiden sıfırdan bir plan yapmanız gerekirken internet şimdi size bir yol haritası sunuyor. Ortada kahramanlaştırılmış failler, şakalar, sloganlar ve nihayetinde şiddete giden bir yol var. Sanal medya gençlerin birbirleriyle olan etkileşim kurma biçimlerini değiştirdi” Prof. Densley, çocukların sanal medyada sadece müzik gruplarını takip etmediğinin altını çizdi, şiddetin teşvik edildiğini belirtti: “Birileri daha karanlık konuları açtığında, şiddet ve vahşet içeren içerikler, bir manifesto paylaştığında veya bir okul saldırısı hakkında konuşulmaya başlandığında işin rengi değişiyor. Kimi bunu önce zararsız görebilir fakat değil. İşte o noktada, sanal medya artık bir bağ kurma alanı olmaktan çıkıyor.” Prof. Dr. James Densley, araştırma sonuçlarına göre tüm dünyada yeni bir saldırgan profilinin ortaya çıktığını, daha küçük yaşta, internete daha bağlı bir kuşağın oluştuğunu ifade etti: “Şunu unutmamalıyız ki, karşımızda internet ortamında büyümüş ve gelişim sürecinin önemli bir bölümünü, hayatın neredeyse tamamının çevrimiçi yaşandığı koronavirüs salgını sırasında geçirmiş bir nesil var. Onları yapay zeka ve diğer faktörler de etkilemeye devam ediyor. Dünya, bu gençler için son derece istikrarsız ve güvensiz bir yer gibi görünüyor. Benim neslimin ya da benden önceki nesillerin gördüğü geleceği, onlar görmüyor. Bu çevrimiçi alanlarda belirgin bir ideoloji yok. Her yerden gelen bölük pörçük parçalar var ve onları alıp birleştiriyorlar. Bazen bir hareketin sembolünü benimsiyorlar, bazen geçmişteki bir saldırganın sözü dikkatlerini çekiyor, bazen de TikTok’taki videolardan etkileniyorlar. Derin bir çaresizlik hissi var. Dünyada bir iz bırakmaya dair güçlü bir arzuları var. İnternette gördükleri kişilere hayranlık duyuyorlar. Videolar hazırlıyor, fotoğraflar biriktiriyor ve hayranlık duydukları kişilerin tarzını benimsiyorlar. Hatta kimi onları taklit etmeye başlıyor.” Sanal medyanın “dikkat ekonomisi” üstüne kurulu olduğunu, algoritmanın ilgiyi ve etkileşimi ödüllendirdiğini belirten Prof. Densley, şiddet videolarının da bu yolla yayıldığını kaydetti: “Dolayısıyla meraklı bir çocuk, şiddet içeren bir olaya dair tek bir video klibi izlediğinde sistem bunu ilgi belirtisi olarak algılayıp bir başka video öneriyor. Sonra daha aşırı, karanlık içerikler göstermeye başlıyor. Üstelik çocuk bunu bilinçli olarak seçmemiş oluyor. İşin daha ciddi bir riski de şu: Algoritma, gençleri sadece başka içeriklere değil, başka insanlara da bağlıyor; yani o içeriği beğenmiş ve onunla etkileşime girmiş diğer kişilere de ulaştırıyor. Algoritmanın, yani sistemin tasarımına bizzat entegre edilmiş bu yapının üzerinde durulması gerekiyor.” Prof. Densley, gençler arasında artan şiddetten sanal medyanın da sorumluluğunun olduğunu söyledi: “Eğer bir şirket, bir gencin talep etmediği şiddet içeriklerini ona sunan bir sistem tasarlıyorsa, bu tercihin sorumluluğunu da üstlenmelidir. Şöyle düşünün: Otomobil üreticilerini araçların fren sisteminden sorumlu tutuyoruz, değil mi? Bu teknolojiyi geliştiren şirketler son derece güçlü kuruluşlar ve ürünlerini çocukların kullanımına sunuyorlar. Gençlerimize sundukları şeyler konusunda onları da aynı derecede sorumlu tutmalıyız.” ABD’deki okul saldırılarının ardından faillerin ayrıntılı şekilde haberleştirilmesine tepki gösteren Prof. Dr. James Densley, soruşturmalara dair konuşurken dikkatli bir dil kullanılması gerektiğini belirtti: “Türkiye’deki tutum çok doğru. Amerika Birleşik Devletleri’nde de uzun zamandır ‘şöhret kazandırmama’ hareketi üzerine konuşuyoruz. Böyle bir olayı elbette haberleştirmek istersiniz çünkü kuşkusuz haber değeri taşıyor. Kurbanlar hakkında haber yaparsınız. Gerçekleri ve çıkarılan dersleri aktarır, çözümlere odaklanırsınız. ‘Bu tür olayların tekrar yaşanmasını nasıl önleyebiliriz?’ dersiniz. Bunu yaparken saldırganı ünlü birine dönüştürmenize gerek yok. Fotoğraflarını tekrar tekrar yayınlamak, isimlerini her manşete taşımak ya da internette paylaştıkları her şeyi, tüm detayları ifşa etmek zorunda değilsiniz. Araştırmalarımızdan biliyoruz ki, birçok saldırgan diğer saldırganları inceliyor; onları taklit etmeye ve izlerinden gitmeye çalışıyorlar. İsimlerini biliyorlar, kaç kişiyi öldürdüklerinden haberdarlar. Bazı insanlar için şöhret, motivasyonun bir parçası. Bu yüzden onlara bu imkanı tanımak istemiyoruz. Bir sonraki saldırganın reklamını yapmak istemiyoruz. Dolayısıyla, faillerin isimlerini öne çıkarmak yerine çözümlere odaklanan temkinli bir yaklaşım benimsemenin en doğru yol olduğunu düşünüyorum.” Gençler tarafından internette paylaşılan tehditlerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Prof. Densley, platformların bu tür içerikleri tespit etmeye yardımcı olacak araçlara sahip olduğunu belirtti: “Telif hakkıyla korunan müzikleri saniyeler içinde bulabiliyorlar. Dolayısıyla çevrimiçi ortamda tehlike sinyalleri belirdiğinde bunları tespit etmek için de benzer araçları kullanabilmeleri gerek. Ama mesele sadece bir gönderiyi kaldırmaktan ibaret değil; çünkü birisi sınıf arkadaşlarına zarar verme niyetinden bahsediyorsa, gönderiyi silmek o mesajı ortadan kaldırır ama altında yatan asıl duyguyu yok etmez. Bu nedenle, durumun ciddiyetine göre bilginin okul yetkililerine, bir aile üyesine veya polis gibi müdahale edebilecek kişilere ulaştırılmasını sağlayan açık bir yol izlenmelidir. Bu konuda sorumluluğa sahipler. Sanal medya platformları karlarını düşünüyor. Sonsuz kaydırma sistemi, grup sohbetleri ve mesajlaşma özellikleri çocukları bu platformlarda daha uzun süre tutacak şekilde tasarlanmış. Şirketler ürünlerinin işleyiş biçimini değiştirmeye gerçekten istekli olmadıkları sürece, sanırım bu mücadelenin bir bölümünü biz sürekli kaybedeceğiz.”

ad826x90

ad826x90

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Kastamonu’da köylüler arasında çıkan kavgada 4 kişi öldü

HIZLI YORUM YAP